Altın Ege Ödülleri Sahiplerini Buluyor

İzmir dev bir organisazyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Royal In Medya’nın Düzenlediği ALTIN EGE Ödülleri, Artık Dünya Kenti İzmir’de Hayata Geçiyor. Türkiye’nin Batı’ya açılan penceresi İzmir, dinamik, eğitimli, genç nüfusu, doğal ve tarihin izlerini taşıyan geçmişi ile 8500 yıldır yerleşimin bulunduğu bir coğrafyada kurulu olan şehir bir ilke daha imza atacak.

Tarih boyunca öncü şehir olarak bilinen İzmir, pek çok ilke de ev sahipliği yapmıştır. Ekonomiden tarıma, eğitimden sağlığa, teknolojiden gündelik yaşama kadar farklı alanlarda birçok ilk İzmir’de yaşanmıştır. İzmir dünyanın en önemli tarih, sanat, kültür ve ekonomi şehri olarak ülkemizin en önemli markalarındandır. İzmir’de binlerce yerli ve yabancı marka faaliyet göstermektedir.

Royal In Medya, İzmir’in kendi değerlerini tanıma ve onure etmek amacı ile ALTIN EGE Ödülleri gecesini organize etti. Türkiye’nin en iyilerinin İzmir’de buluştuğu gecenin sunuculuğunu Özlem Yıldız’ın yaptığı gece 7 Kasım Perşembe günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezinde yapılacak.Saat 19.00’de kırmızı halı geçişiyle başlayacak olan gece Ödüllerin dağıtımıyla sona erecek.

Etkinlik hakkında bilgi veren Organizasyon Komitesi Başkanı Murat Kaplan ”Sanat dünyasının muhteşem bir organizasyonda bir araya geliyor. Marka ve kariyer etkinlikleri kapsamında düzenlenen “ALTIN EGE” ödülleri özlem yıldızın sunumu ile 7 kasım tepekule kongre merkezinde gerçekleşecek. Gecemizde iş, sanat, spor, siyaset ve medya dünyasında birçok önemli isim bir araya gelecektir.” dedi.

Kadınlar Haklarını Öğreniyor

Karabağlar Belediyesi ve Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nin birlikte düzenlediği Kadının İnsan Hakları Eğitimi Programı’na (KİHEP) katılanlara başarı belgeleri törenle verildi. Etkinliğe, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Seniye Nazik Işık, kadın meclis üyeleri, kadın muhtarlar, kadın bürokratlarla eğitmenler katıldı.

Bozyaka Kültür Merkezi’ndeki törende konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, KİHEP’in temel amacının kadınların sosyal yaşamda daha fazla yer almasını sağlamak olduğunu söyledi. Bunun için kadınların haklarını doğru öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan Muhittin Selvitopu, “Ülkemizde kadınlarımız gün geçtikçe haklarının daha çok farkına varıyorlar, kendilerini geliştiriyorlar. Bu da bize mutluluk veriyor” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan itibaren kadınları önemsediğini hatırlatan Karabağlar Başkanı Muhittin Selvitopu, “Kadınlarımız o dönemde seçme seçilme hakkını almıştır. Bu konuda dünyadaki ender ülkelerden biriyiz. Ancak bunun değerini şimdilerde fark etmeye başladık. Bugün ülkemiz bir çok konuda dünyayla yarışır hale geldi. Uluslararası konuda, bilim alanında kadınlarımızın başarılarını konuşuyoruz. Aslolan kadın erkek ayrımının tamamen ortadan kalkmasıdır. Sonuçta hepimiz insanız” diye konuştu.

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, yerel yönetim olarak Karabağlar’daki tüm kadınların yanında olmaya çabaladıklarını vurgulayarak, “6 yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Karabağlarlı kadınların bu eğitim programına ilgisinin yoğun olduğunu yakından gözlüyorum. Kadınlarımız her bölgede, mahallede haklarına sahip çıkmaya gayret ediyor. Umarız bu etkinliklere daha fazla kadın katılır ve aldıkları eğitimle yaşama bakışları değişir” dedi.

Törende, 16 hafta süren KİHEP’i başarıyla tamamlayan kadınlar da konuştu. Haklarını öğrendiklerini söyleyen kadınlar, bu olanağı kendilerine sağlayan Karabağlar Başkanı Muhittin Selvitopu ve belediye çalışanlarına teşekkür etti.

Karaburun’da Yerli Tohum Ve Doğru Tarım Dönemi

Karaburun Belediyesi, ilçedeki tarımsal üretimin artırılması ve daha fazla katma değer yaratması amacıyla Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü kurdu. Doğru tarım politikaları ve yerli tohum projesi ile ilçeye değer katmayı amaçlayan belediye, yarımadaya özgü ürünleri ön plana çıkararak marka hâline gelmesini sağlayacak. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, kadınların tarımsal üretimde daha etkili olmasını sağlamayı amaçladıklarını belirterek, tüketiciye sağlıklı ürünlerin aracısız ulaştırılması için tarımsal kalkınma kooperatiflerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Bu amaçla Karaburun Belediyesi bünyesinde kurulan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ile iyi tarım uygulamalarının yanı sıra tohum bankası kurmayı hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, ilçenin endemik yapısı ve verimli toprak yapısıyla büyük potansiyel taşıdığına işaret etti. Sera alanı oluşturarak iyi tarım uygulamalarına da başlayacaklarını müjdeleyen Erdoğan, “Doğal ürün yetiştirmek ve satışını yapmanın yanında, yerli fide üretimi ve tohum bankası oluşturmayı da hedefliyoruz. Serada üretilecek yerli fideleri çiftçilerimize ücretsiz olarak dağıtacağız. Böylelikle çiftçilerimizin kaliteli ürün üretmesi için alt yapının oluşmasına da katkı sağlamak istiyoruz” dedi.

Karaburun’a özgü ürünlerin markalaşması için çalışmalara başladıklarına dikkat çeken İlkay Girgin Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Göreve gelir gelmez Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nü kurduk. Sadece ilçemizde yetişen nergis ve hurma zeytinin markalaşması için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile koordineli çalışıyoruz. Bu ürünlerin coğrafi işaretini almak için müracaatlarımızı yaptık. Nergis tarımını arttırmak amacıyla belediye arazisine nergis dikimi gerçekleştirdik. Belediyeye ait zeytin ve mandalina ağaçlarımızın verimini arttırmak amacıyla çalışmalarımızı hızlandırdık. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası ile İstiridye Mantar Yetiştiriciliği kursuna başladık. Kadınlarımızın tarımsal üretime dahil edilebilmesi için kadın kooperatiflerini ve Batı Mahalleleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni destekliyoruz. Kooperatiflerimizi bir çatı altında birleştirmeyi hedefliyoruz. İnecik mahallemizdeki Kaynarpınar’da üretici pazarı kurduk. Bölgemizde üretilen ürünlerin satış yerlerini İzmir merkeze de taşıyacağız. Halkımız kazanacak, ilçemiz kazanacak, yurttaşlarımız sağlıklı gıdaya daha kolay erişebilecek.”

Torbalı’da Kahkaha Tufanı

Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ın başrollerini paylaşarak, 2007 yılında Beşiktaş Kültür Merkez’inde izleyiciyle buluşturdukları ‘Haybeden Gerçeküstü Aşk’ isimli tiyatro oyunu bu kez Elif Özdemir ve Meriç Kırık tarafından Torbalı’da sahnelendi. Torbalı Belediyesi tarafından ücretsiz organize edilen romantik komedi türündeki “Haybeden Gerçeküstü Aşk” kahkaha tufanı estirdi. Oyunculukları ile göz dolduran ikili, sık sık seyirciden alkış aldı. Yüzlerce tiyatroseverin izlediği tiyatro, büyük beğeni toplarken belediye tarafından ücretsiz tiyatroların yıl içerisinde Torbalı seyircisi ile buluşmaya devam edeceği kaydedildi.

Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı “Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar” adlı kitabından tiyatroya uyarladığı romantik komedi türündeki tiyatro büyük beğeni topladı. Geçmişten günümüze kadın erkek ilişkilerinin mizahi bir dille yansıtıldığı ve izleyenlerin kadın-erkek fıtratına dair derin düşüncelere daldığı oyunun başrollerini paylaşan Elif Özdemir ve Meriç Kırık da başarılı performanslarıyla Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’ı aratmadı. Torbalı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Serkan Tekin, “Belediye başkanımız İsmail Uygur’un talimatları ile kültür, sanat ve spor etkinliklerimiz hızla devam ediyor. Bu kapsamda çok güzel bir oyunu daha sanat severlerle buluşturduk. Benzer gösterilerimiz ve organizasyonlarımız devam edecek. Yine belediye bünyesinde kurduğumuz Kent Tiyatrosu’nda da çalışmalar devam ediyor. Onlar da en kısa sürede ilçe ve ilçe dışında gösterilerini gerçekleştirecek” ifadelerini kullandı.

Bornovalı Çocuklar Bilim Tırı’nda Buluşuyor

Bornova Belediyesi, çocuklara bilimi sevdirmek amacıyla büyük ilgi gören ‘Matematik Tırı’ndan sonra ‘Bilim Tırı’ ile Bornova sokaklarında. Mevlana Toplum Bilim Merkezi, Genç Kaşifler Bilim Evi ve Bornova Belediyesi Gençlik Eğitim Merkezi(BELGEM) işbirliğinde, “Bu bilim bir harika dostum” sloganı ile yürütülen proje kapsamında yola çıkan Bilim Tırı, ilk olarak Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda çocuklarla buluştu.

Renkli şovlarla dikkat çeken Bilim Tırı’nda astronomi, fizik, kimya, biyoloji, paleontoloji, robot bilim, akıl ve zeka oyunları ile matematik alanlarında etkinlikler gerçekleştiriliyor. Hanoi kuleleri, zeka blokları, sudoku, robotik kodlama, DNA çalışmaları, mikroskop gözlemleri, manyetik kuvvet deneyleri ve teleskopla güneş gözlemi gibi aktiviteler yoğun ilgi görüyor.

Uzman eğitmenlerin görev aldığı Bilim Tırı, Cumhuriyet Meydanı’nın ardından 15:00-20:00 saatleri arasında, 21-22-23 Ekim’de Çamdibi Atatürk Parkı, 24-25 Ekim’de Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda olacak. 26 Ekim’de Forum Bornova’da gerçekleşecek buluşma ise 13:00’de başlayıp, 20:00’de sona erecek.

İzmir’in Bisiklet Festivali Karşıyaka’da başladı

Karşıyaka Belediyesi tarafından, bisiklet kullanımını teşvik etmek ve kent kültüründeki yerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen “Bisi Fest”, Bostanlı Rekreasyon Alanı’nda başladı. ‘İzmir’in Bisiklet Festivali’ sloganıyla yola çıkan organizasyon, ilk gününde bisikletseverlerden yoğun ilgi gördü. Her yaştan yüzlerce kişinin katılımıyla; aile sürüşü, şehir içi turu, tay tay bisiklet yarışı, zumba, yoga ve canlı müzik performansı gibi birbirinden renkli etkinlikler ile çeşitli eğitimler gerçekleştirildi.

Karşıyaka Belediyesi öncülüğünde kurulan Bisikletliler Kooperatifi (BİSİKOOP) ve Akademi Karşıyaka iş birliğinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen Bisi Fest, 20 Ekim Pazar akşamına kadar devam edecek. Bostanlı sahilindeki kay kay pisti ve çevresinde her yaş grubuna yönelik onlarca etkinliğin yer aldığı festival programına ilişkin, www.bisifest.com adresi ile Facebook ve Instagram’daki ‘bisifest’ sayfalarından detaylı bilgi alınabilecek.

Festivalin açılış töreninde bisikletseverler ile bir araya gelen Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay “Biz sağlıklı bir çevrede, sağlıklı bir kent içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu anlayışla insanlarımızı bisiklet kullanmaya özendirmemiz ve bilinçlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bisi Fest önemli bir adım. Türkiye’nin en çağdaş ve aydınlık kentlerinden biri olan Karşıyaka; bisiklet ve çevre konusunda örnek olmaya da en uygun kenttir. Bize düşen görev bu çerçevedeki faaliyetlere olabildiğince destek vermektir. Festival boyunca çocukların ve tüm katılımcıların gönüllerince eğlenmesini, keyif almasını diliyorum. İnsanların bisiklete duydukları sempatinin artmasını umuyor ve daha fazla bisiklet kullanılan bir kent olma yolunda katkı koyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

BİSİKOOP Başkanı Ahmet Çelikörs de “Tüm dünyada kent sağlığı ve insan sağlığı denildiğinde ön plana çıkan çalışmaların içerisinde bisiklet de yer alıyor. Bizim de bu süreç içerisinde bisiklete önem verip, bisikletli yaşama hızla adapte olmamız gerekiyor. Burada hedefimiz tüm Avrupa kentlerinde olduğu gibi, İzmir’de toplam ulaşım içerisinde yüzde 1 olan payımızı yüzde 10’a çıkarmaktır. Bununla ilgili elimizden gelen çabayı göstermeye çalışıyoruz. Kooperatif olarak da birinci önceliğimiz budur. Bisikletlilere dikkat çekmek kadar insan topluluklarını bisiklete yöneltmek ve alıştırmak da festivalin amaçları arasındadır” diye konuştu.

Gaziemir’de Olimpiyat Gururu

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil etme hakkı kazanan Gaziemirli sporcu Nazlı Savranbaşı ve ailesini makamında ağırlayarak “Gençlerimizin spor yapmaları ve başarılı olmaları için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Gaziemir’in yetiştirdiği önemli değerlerden Nazlı’nın elini hiç bırakmayacağız” dedi.

Annesi Zeynep, babası Yusuf Savranbaşı’nın çok büyük destek verdiği Nazlı Savranbaşı, Almanya’nın Stuttgart kentinde düzenlenen cimnastik şampiyonasında aldığı derece ile 2020 Tokyo Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı. Gençlerin spor yapmasının önemine her fırsatta dikkat çeken ve bu alanda çalışmalara katkı koyan Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda da, Nazlı Savranbaşı’nı büyük başarısının ardından makamında ağırlayarak kendisine ata altını armağan etti.

Gaziemir Belediyesi Meclisi’nin oybirliğiyle aldığı karar ile bu armağanı verdiklerini söyleyen Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, “Sporcumuzun olimpiyatlarda ülkemizi temsil edeceği haberini aldıktan sonra gurur duyduk. Başarılarının devamı için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Nazlı sporcu bir aileden geliyor. Amcası da Gaziemir’in ilk milli güreşçisi Ramazan Savranbaşı. Sporda başarılarla dolu yaşam süren ailemizi kutluyorum. Nazlı, olimpiyatlardan önce de uluslararası turnuvalara katılacak. Gaziemir’in önemli değeri Nazlı Savranbaşı’nın elini hiç bırakmayacağız” diye konuştu.

Gençlerin spor yapması ve bu anlamda gelişmesi için belediye olarak tüm katkıları koymaya devam ettiklerini de belirten Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, şunları söyledi: “Sadece yaz kursları ile değil, 8 ay süren kış spor kurslarıyla da hem çocukların hem de yetişkinlerin 12 ay boyunca spor yapmaları için mücadele veriyoruz. Kış kurslarımızda 22 branşta şu anda 2 bine yakın kursiyer spor eğitimi alıyor. Halkın spor yapma alışkanlığını teşvik etme amacıyla olabildiğince fazla branşta spor kursu açıyoruz. Aynı zamanda geniş katılımlı sportif turnuvalar ile de birçok yurttaşımızın spor yapma alışkanlığı edinmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Spor okullarımızda eğitim almak isteyen tüm yurttaşlarımız Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğümüze başvurarak bu hizmetlerimizden yararlanabilir.”

Kuşcenneti İzmir İçin Nimettir

İZMİR(Ege Ajans)- İzmir’de düzenlenen 1. Flamingo Kültür ve Sanat Günleri programı kapsamında konferans veren Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden emekli olan ve akademik hayatının tamamını İzmir Kuşcenneti’ne adayan Prof. Dr. Mehmet Sıkı, İzmir’deki kuşlarla ilgili bilgilerin 1850’li yıllara dayandığını belirterek ilk akademik çalışmanın kendisi tarafından doktora tezi ile yapıldığını söyledi.

Prof. Dr. Mehmet Sıkı, “1988 yılında yaptığım yayında ilk defa Gediz deltasındaki Kuşcenneti’nde 182 farklı kuş türünün varlığının ortaya konmuştur. Bu çalışma ile başta flamingolar olmak üzere kuş cennetinde 50 türün kuluçkaya yattığı tespit edilmiştir. Yine 1992 yılında yaptığımız bir yayında da kuş cennetinde 192 türün varlığı bilim ve kamuoyuna duyurulmuş olup daha sonra bizim ve kuş gözlemcilerinin burada yaptığı gözlemler sonucu mevcut kuş türü sayısı 297 türe çıkmıştır. Kuş cennetinde 118 tür üremektedir. Bu sayı Türkiye’de yaşadığı bilinen 487 kuş türünün yarısından çok fazladır” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Sıkı, İzmir Kuşcenneti’nin Yaban Hayatı Koruma Sahası, Doğal Sit Alanı ve Ramsar alanı koruma statülerine sahip olduğunu belirttiği konuşmasında bu koruma statülerini savunmanın her İzmirlinin görevi ve hakkı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Mehmet Sıkı; İzmir Kuş Cennetinde üreyen flamingoları ilk defa 23 Mayıs 1982 tarihinde keşfettiğini belirterek kuş cennetinin korunmasında Flamingonun “Şemsiye Tür” tanınmasında da “Bayrak Tür” olduğunu belirtti.

Flamingoların Türkiye’de Tuz Gölünden sonra ürediği 2’nci yerin İzmir Kuş Cenneti olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Sıkı, “İzmir’de üremeleri için 2012 yılında özel 6 bin 460 metrekare ada yapıldı. 2014 yılından sonra kuluçka adasında 10 bin çift-17 bin çift flamingonun kuluçkaya yatması sağlandı. Bu kadar çift flamingo İzmir metropolünden başka dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemektedir. İzmir Kuşcenneti sahip olduğu kuşların yanı sıra sahip olduğu doğal güzellik ve zenginlik ile İzmir’e ayrı bir değer kattığı için burası İzmir için külfet değil nimettir. Kuşcenneti birliği tekrar çalışır duruma getirilmelidir. Günümüzde hizmet vermeyen ziyaretçi merkezi çalışır hale getirilmelidir. Her yıl flamingo adası iyileştirilmelidir. Şehir meydanlarına Flamingo heykelleri koymalıdır” dedi.

Miniklerin Kaf Sin Kaf Sevgisi

Karşıyaka Spor Kulübünün “Tarih Kurulu” önemli misafirleri vardı. Karşıyaka Spor Kulübü Tarih Kurulu, 3 Elma Anaokulunda eğitim gören çocukları ağırlamanın keyfini çıkardı. 3 Elma Anaokulunun 4 ve 6 yaşındaki 50 öğrencisini Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nun girişinde karşılayan Karşıyaka Spor Kulübü Tarih Kurulu Başkanı Ahmet Diker, minik öğrencileri önce spor salonunu gezdirdi, salonda tek başına antrenman yapan Amerikalı Basketbolcu Anthony Crocker ile tanıştırdı ve onunla Kaf Sin Kaf çektirdi.

Daha sonra sergi salonuna geçen minikler, orada bulunan Kaf Sin Kaf’ın şampiyonluk kuplarının ve tarihi fotoğraflarının önünden ayrılmadılar.
Karşıyaka Spor Kulübü Tarih Kurulu Başkanı Ahmet Diker; “3 Elma Anaokulunun minik çocuklarını ağırlamaktan çok mutlu olduk. Minicik yürekleriyle bizlere özel bir gün yaşatan çocuklarımızla Kaf Sin Kaf çekmenin onurunu ve gururunu yaşadık. Çocuklarımızdan aldığımız enerji heyecanımıza heyecan kattı ve sorumluluklarımızı daha da artırdı. Karşıyaka ve Kaf Sin Kaf sevdalısı bütün çocuklarımızı, gençlerimizi, büyüklerimizi Tarih Kurulumuzda ağırlamaktan, onlarla Kaf Sin Kaf’ımızın onurlu öyküsünü paylaşmaktan onur duyacağız” dedi.

EGİAD Üyelerini Markalaşmaya Hazırlıyor

Misyonu İzmir iş dünyası markalarının global rekabet gücünü artırmak olan EGİAD, 2020 Marka Zirvesi öncesi bir dizi seminer gerçekleştirerek Markalaşmaya mercek tuttu. Toplantıda, Dogo, Alsancak Unlu Mamuller ve Logo Yazılım markalarının temsilcilerinden başarı hikayeleri dinlendi.EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Mustafa Aslan’ın ve Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe, Dogo Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Peksarı, Dogo Tasarım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökçe Peksarı, Logo Yazılım Türkiye Genel Müdürü Akın Sertcan, Logo Yazılım Kurumsal Marka ve İletişim Grup Direktörü Yiğit Çallı, Alsancak Unlu Mamuller Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Doğanoğlu, Alsancak Unlu Mamuller Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Eş Başkanı Deniz Doğanoğlu konuşmacı olarak katıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Özgen’in moderatörlüğünde gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını EGİAD Başkanı Mustafa Aslan gerçekleştirdi.

Ülkemizin özellikle değer yaratma açısından en önemli sorunlarından bir tanesinin markalaşma faaliyetlerinin genel bir anlayış hâline dönüşmemesinden kaynaklandığını dile getiren EGİAD Başkanı Mustafa Aslan, bunun önemli nedenlerinden birinin ülkemizdeki işletmelerin marka olmayı ve markalaşmayı, patent alma ve logo oluşturmadan ibaret olduğunu düşünmelerinden kaynaklandığına vurgu yaptı. Aslan, markalaşmak için, markanın içini dolduracak ögelere ciddiyetle eğilerek bir yol haritası hazırlanması gerektiğini ifade etti. İzmir’in son yıllarda yaşam kalitesi ile şehirler arasında bir marka olmayı başardığını dile getiren EGİAD Başkanı, içinde faaliyette bulunan firmaların da bu sorumluluk ile hareket ederek kendilerini gösterme çabalarına vurgu yaparak, “Küresel ticarette küresel değer zinciri olarak tanımlanan üretim-satış mekanizmasında marka olmak, zinciri kontrol eden konuma sahip olmak büyük önem taşımakta. Marka ile birlikte üründen elde edilen kâr marjının artması, ürünlerde yenilik ve rekabette avantaj elde etme süreçlerini izlemekte. İhracatta marka, ülkeye giren döviz miktarını artırdığı gibi gerek firmanın gerekse ülkenin rekabet gücünü de artırmakta. Fason üretim yapmak yerine dünya çapında markalı ürünler üretip ihraç etmek ülkeye giren döviz miktarını katlanarak artırmakta. Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin sağlanması için ihracata dayalı model ile markalaşma büyük önem taşımaktadır” dedi.

Markalaşmada inovasyonun önemine de değinen EGİAD Başkanı Mustafa Aslan, firmaları birbirinden farklılaştıranın markalaşma ve inovasyon olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok yerel pazara baktığınızda, sektörleri incelediğinizde Amerikan menşeli markaların genel bir üstünlüğünü görürüz. Mesela içecek sektörüne baktığınızda Coca-Cola ve Pepsi, fast food zinciri olarak Mc Donald’s ve Burger King, bilişim sektöründeyse Apple ve Microsoft gibi firmaları görüyoruz. Dünyadaki büyük ilaç firmaları da hem piyasa hem de marka değerlerini inovasyona, yani ARGE faaliyetlerine ayırdıkları sermayeye borçlular. İnovasyon o kadar önemli bir şey ki, bazı firmalar yıllık cirolarının %10’unu doğrudan inovasyon yaratmak için bir sonraki yıla bütçe olarak aktarıyor. Ancak inovasyon ile farklılaşabileceklerini ve yine ancak bu şekilde hayatta kalabileceklerini biliyorlar. Bu da onlara farklılaşma ve rekabeti çeşitlendirme olanağı sunuyor. Bu yüzden her yıl Boston Consulting Group tarafından hazırlanan inovatif şirketlerin sıralamasında ilk sıralarda yer alan 3 Amerikan markası olan Apple, Google, Microsoft markalarının yer alması tesadüf olarak nitelendirmemek gerekir.”